Lewy cisimcikli demansta düşme riski: Morse Düşme Ölçeği kullanılarak klinik korelatların ve düşmelerin incelenmesi
Ozlem Totuk1
, Ozge Gonul Oner2
1Department of Neurology, University of Health Sciences, Hamidiye Faculty of Medicine, Sancaktepe Prof. Dr. İlhan Varank Training and Research Hospital, İstanbul, Türkiye
2Department of Neurology, İstanbul Province Health Directorate Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın City Hospital, İstanbul, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Otonom disfonksiyon, Lewy cisimcikli demans, düşme, Morse Düşme Ölçeği, üriner inkontinans.
Özet
Amaç: Bu çalışmada, Lewy cisimcikli demans (LCD) tanılı hastalarda Morse Düşme Ölçeği (MDÖ) kullanılarak klinik düşme riski değerlendirildi; bilişsel performans, duygu durumu, motor şiddet ve otonom disfonksiyon ile olan ilişkileri incelendi.
Hastalar ve Yöntemler: Bu retrospektif, tek merkezli kesitsel çalışmaya, Mayıs 2018 - Ocak 2026 tarihleri arasında olası LCD tanısı alan 44 hasta (21 erkek, 23 kadın; ortalama yaş: 77.97±7.38; dağılım: 61-95 yıl) dahil edildi. Katılımcılar MDÖ puanlarına göre düşük (n = 5), orta (n = 10) ve yüksek (n = 29) düşme riski gruplarına ayrıldı. Sürekli değişkenler ortanca (çeyrekler arası aralık) olarak sunuldu ve gruplar arası karşılaştırmalarda parametrik olmayan testler kullanıldı. Düşme ile ilişkili faktörleri incelemek amacıyla çok değişkenli lojistik regresyon analizi yapıldı.
Bulgular: İncelenen 44 hastanın %65.9'u MDÖ'ye göre yüksek riskli olarak sınıflandırıldı. MDÖ risk grupları arasında yaş, eğitim, bilişsel performans veya otonom disfonksiyon açısından anlamlı bir fark saptanmadı (p > 0.05). Düşme verisine ulaşılan alt grupta (n = 31), üriner inkontinans ile düşmeler arasında anlamlı bir ilişki bulundu (p = 0.023). Tek değişkenli analizlerde, düşme öyküsü olan hastaların daha yüksek eğitim düzeyine ve daha yüksek Addenbrooke kognitif muayene-III (ACE-III) skorlarına sahip olduğu görüldü.
Sonuç: Lewy cisimcikli demans tanılı hastaların çoğunda klinik düşme riski yüksektir. Ancak düşmeler, yalnızca ileri evre bilişsel veya motor bozuklukla açıklanamaz. Üriner inkontinans gerçek düşmelerle anlamlı düzeyde ilişkiliydi ve bu durum, korunmuş mobilite ile birleştiğinde düşme eğilimini muhtemelen artırmaktaydı. Öte yandan, düşme olgularında gözlemlenen daha yüksek eğitim seviyesi ve ACE-III puanları, nispeten korunmuş fonksiyonel kapasiteleri nedeniyle daha büyük bir risk altında olduklarını gösterebilir. Bu bulgular, LBD'de düşme riski değerlendirmesine yönelik çok boyutlu bir klinik yaklaşımı desteklemektedir.